Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Nedir?

Anksiyete nedir? Veya kaygı bozukluğu nedir? Günümüzde gerçekten bu sorular oldukça yaygın olarak sorulmaktadır. Anksiyete bozukluğu günümüzde oldukça fazla rastladığımız psikolojik rahatsızlıkların en başında gelmektedir. Neredeyse toplumda %20’lik bir ksısım anksiyete bozukluğu ile karşı karşıyadır.  İlk başlarda çok rahatsız etmese de ilerlediğinde kişilerin hayatlarını ciddi biçimde etkilemektedir. Kişilerin hayat kalitesini düşürerek hayattan tat almalarını engelleyen bu rahatsızlığın tedavisi de vardır.

Psikoloji biliminde anksiyetenin karşılığı kaygıdır. Bir diğer değişle herhangi bir tehlike anında beynimizin bunu algılamasıdır. Bütün insanlarda kaygı, korku bulunmaktadır ve bunlar yaşanmaya başlandığında kalp daha fazla çalışacak ve vücuda daha fazla kan ve oksijen gönderimini sağlayacak ve vücut böylelikle savunma mekanizmasını devreye sokacaktır.

İnsanlar eğer bir tehlike olduğunu yada olacağını hissederseler bu dürtü ortaya çıkar. Örneğin araç kullanırken tetikte beklememiz olası bir tehlike anında direksiyon manevraları ve fren refleksini devreye sokmak için gereklidir.

Kaygı dozunda olursa günlük yaşantılarda karşılaşacağımız sorunları ve tehlikeleri nasıl atlatacağımız konusunda bizlere yardımcı olmaktadır.

Anksiyete bozukluğu ise aslında hiçbir tehlike yokken sanki varmış gibi vücudun tepki göstermesidir. Uzun zaman sürer ve şiddetli şekilde devam etmesi anksiyete bozukluğunun belirtilerindendir. Bu şekilde olan kişilerin kesinlikle tedavi yoluna gitmeleri gerekmektedir. Anksiyete bozukluğu ilerlemişse kişilerin günlük ve sosyal hayatlarını ciddi şekilde olumsuz etkilemekte ve hayatlarını zorlaştırmaktadır. Kaygı bozukluğu olan kişilere baktığımızda sosyal hayatında olan kişilerle de iletişim bozukluğu yaşadığını görmekteyiz.

Anksiyete rahatsızlığı olan kişiler gerçekten kaygıyı ve endişeyi şiddetli şekilde yaşamaktadırlar ve bunu kontrol altına almakta zorlanırlar ve rahatlayamazlar. Buda kişilerin hayatlarını olumsuz yönde etkileyerek tedaviyi getirmektedir.